Google Translate Element

Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

26 Kasım 2010 Cuma

Kar yagiyor yüregimin siglarina.


26 KASIM 2010
14:24

Disarida senenin ilk yogun kar yagisi, hava da yeni yil kokusu
ve yeni yila dair umutlar besliyoruz avuclarimizda.
Avusturya sokaklari bembeyaz bir battaniyenin pak seffafligina teslim olurken, insanlari izliyorum.
Malum kis ülkesindeyiz ve kisi cabuk özlüyoruz, garip bir sevinc var, kar yagisini seyre dalan gözlerde.
Antalya da hala denize girenleri düsünüyorumda, garip bir sizi cörekleniyor yüregime.
Ya da Ankara geciyor aklimin siglarindan, o derin kömür ve dolmuslardan yayilan mazot kokusunu dahi özledigimi düsünüp, seyrine devam ediyorum yagan karin...
Hani diyorum, düse kalka inmek vardi simdi Etlik sokagini, ya da Ayranci'da bir pastanede, simit ve sicacik cay... Özlediginiz bir yerin olmasi ne kadar degerliymis meger, özledikce daha iyi anliyor ve yeniden ora da olmaya dair umutlar sakliyorsunuz derinden.

Özlemek güzel his vesselam. ''Tebessüm''

Simdi sizlere sormak istiyorum, bulundugunuz yer de en yakinizda ki pencere kenarina yanasip, o penceren baktiginizda, görmek istediginiz mekanlara bir kac saniye de olsa, kendiniz icin dalar misiniz?

Özlem ve hasret her ne kadar ic burkucu hisler olsa da, biz insanlarin his gereksinimlerindendir, onlarsiz ne denli yalin olurdu hayatlarimiz, bir düsünsenize...!

Yüregimin siglarina lapa lapa yagan kari temizlemeye hic niyetim yok, biliyorum ki bu pencere kenari özlemler yigdigim anlarin, katma deger vergilerini almama cok ama cok az zaman kaldi.

Özlemlerimi ve özlediklerimi seviyorum.

Off üsüdüm, sahi sormayi unuttum, sicak cay isteyen var mi?

Soguk ülke'den sicacik sevgilerimle.

Hiç yorum yok: